Küresel altın talebi, yılın üçüncü çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1 azalarak 1369 tona inerken, merkez bankaları fiyatlardaki düşüşten yararlanıp rezervlerini büyütmeyi sürdürdü.

Dünya Altın Konseyinin (WGC) yılın üçüncü çeyreğine yönelik "Küresel Altın Trendleri" raporu yayımlandı.

Rapora göre, yılın üçüncü çeyreğinde borsa yatırım fonlarına (ETF) 211 tonluk para girişi kaydedildi. Yüksek tahvil faizleri, doların güçlü seyri ve jeopolitik gerilimlerin hafiflemesine rağmen mali kaygılar, altın fonlarına desteğini sürdürdü.

Mücevher talebi de aynı dönemde yüzde 17 azalarak 313 tona indi ve 2000 yılından bu yana üçüncü çeyrekler içindeki en zayıf performansını sergiledi.

Yatırım amaçlı altın alımları ise tezgah üstü piyasalar hariç tutulduğunda, geçen yılın temmuz-eylül dönemine göre yüzde 19 gerileyerek 268 tona düştü.

Merkez bankaları fiyatlardaki gerilemeden yararlandı

Ons altın fiyatı ocak ayında 5 bin 595 dolarla tarihi zirvesini gördü. Orta Doğu'daki gelişmelerin petrol fiyatlarını yükseltmesi ve faizlerin yüksek seyredeceği beklentisiyle zirve seviyesinden yüzde 29 düşerek 3 bin 900 dolar civarına kadar geriledi.

Fiyatlardaki düzeltmeyi fırsat olarak değerlendiren merkez bankaları, rezervlerini büyütmek üzere piyasaya güçlü bir dönüş yaptı.

Merkez bankalarının altın alımları, geçen yılın aynı çeyreğine kıyasla yüzde 42 yükselerek yılın üçüncü çeyreğinde 321,2 tona çıktı. Böylece 227 tonluk beş yıllık çeyreklik ortalama aşıldı. Açıklanan resmi alımlarda 63 tonla Çin Merkez Bankası, 40 tonla da Polonya Merkez Bankası öne çıktı. Kazakistan ve Özbekistan rezervlerine ayrı ayrı 14 ton altın ilave etti. Dünya Altın Konseyi, bildirilmeyen gizli alımların yaklaşık 120 ton düzeyinde bulunduğunu tahmin ediyor. Son alımlarla dünya genelindeki merkez bankalarının yıllık net altın alımı 675 tona ulaştı. Konsey, bu performansın ardından 2026 yılı için merkez bankalarının talep tahminini yukarı yönlü güncelledi ve toplam alımların en az 2025’te kaydedilen 848 ton düzeyinde olmasını beklediğini bildirdi.

Alımlarda merkez bankalarının "fiyat hassasiyeti" etkili oldu

Analistlere göre merkez bankaları, altın varlıklarını döviz rezervlerine dahil etme konusunda yüksek istekliliklerini koruyor. Ocak ayında ons başına 5 bin 595 doların üzerine çıkarak rekor kıran altın fiyatlarındaki sert düzeltme, kurumsal alıcılar için elverişli bir ortam oluşturdu. Rezervlerini artırmak amacıyla fiyatlardaki düşüşü fırsat sayan merkez bankalarının piyasada "fiyat hassasiyeti yüksek" alıcılar olarak davrandığı belirtiliyor.

Uzmanlar, altın alım programlarına ilişkin ana kararları merkez bankalarının üst düzey yöneticileri verse de işlemleri döviz portföyünün günlük idaresini üstlenen profesyonel ekiplerin gerçekleştirdiğini söylüyor. Analistler, satın alınan altının ortalama maliyetinin sürekli takip edildiğini belirterek, bu durumun merkez bankalarını fiyatların düştüğü dönemlerde alım miktarını artırmaya yönelttiğine dikkat çekiyor.

Resmi rakamlar buzdağının yalnızca görünen bölümü

Raporda, merkez bankalarının altın alımlarını her zaman kamuoyuna şeffaf biçimde duyurmadığı da vurgulanıyor. Geçmişte Çin ve Rusya gibi büyük alıcıların resmi açıklamada bulunmadan rezervlerini artırdığını anımsatan Dünya Altın Konseyi (WGC), üçüncü çeyrekteki toplam alımların yaklaşık yüzde 37’sinin bildirilmeyen "gizli" işlemlerden meydana geldiği tahminini paylaşıyor.

Raporda ayrıca borsa yatırım fonlarına (ETF) talebin beklentilerin üzerine çıkmasına karşın fiziki yatırımlarda yavaşlama görüldüğüne dikkat çekildi. Konsey, külçe ve sikke talebinin görece dayanıklı kalmaya devam ettiğini, ancak 2026’nın ikinci yarısında belirgin biçimde hız kestiğini açıkladı.

Bu arada Londra Külçe Piyasası Birliğinin (LBMA) verilerine göre altının ons fiyatı, üçüncü çeyrekte ortalama 4 bin 262,2 dolara yükseldi. Ons altın fiyatı geçen yılın aynı çeyreğine göre yüzde 23 artış gösterdi.