CAPE Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Demokratların ABD Kongresi'nin iki kanadında da kontrolü ele almasının uluslararası ilişkilerde yeni bir dönem başlatma potansiyeli taşıdığını ifade etti.

Ülkesindeki yerel seçimler dolayısıyla Johannesburg'da sandık başına giden Ramaphosa, oyunu kullandıktan sonra yaptığı basın açıklamasında ABD ara seçimlerinin sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Demokratların Senato ile Temsilciler Meclisi'nde kontrolü sağladığını kaydeden Ramaphosa, ABD halkının seçimlerde iradesini gösterdiğini söyledi.

ABD'nin küresel ekonomideki ağırlığına ve uluslararası arenadaki nüfuzuna işaret eden Ramaphosa, seçim sonuçlarının “uluslararası ilişkilerde yeni bir dönem” başlatabileceğini dile getirdi.

Kongrenin iki kanadında da yönetimin el değiştirmesinin siyasi değişimleri beraberinde getirebileceğini belirten Ramaphosa, “ABD ile iyi ilişkiler kurmaya her zaman hazırız.” diye konuştu.

Güney Afrika'nın da ABD gibi egemen bir devlet olduğunun ve ulusal çıkarlarını gözetmesinin gerektiğinin altını çizen Ramaphosa, iki ülkenin jeopolitik konuların yanı sıra ticaret ve yatırım alanlarında da ortak bir zemin bulmasını temenni etti.

Güney Afrika'nın AGOA'dan çıkarılması

Ramaphosa, ABD yönetiminin Güney Afrika'yı Afrika Büyüme ve Fırsat Yasası (AGOA) programının dışında bırakma kararını da değerlendirdi.

Söz konusu adımın ülke ekonomisi için olumsuz sonuçlar doğuracağını ifade eden Ramaphosa, “AGOA'dan çıkarılmamız bizim için olumsuz bir gelişme.” dedi.

Güney Afrika'nın programdan çıkarılan tek ülke olmadığını anımsatan Ramaphosa, AGOA'nın ABD'nin tek taraflı olarak uyguladığı bir ticaret düzenlemesi olduğunu kaydetti.

ABD ile karşılıklı müzakereler üzerinden ikili bir ticaret anlaşması üzerinde çalışmaya odaklanmayı istediklerini belirten Ramaphosa, iki ülke arasındaki ticari bağları güçlendirmeyi amaçladıklarını söyledi.

Washington yönetimi, 2 Kasım tarihinde Güney Afrika'nın AGOA çerçevesindeki gümrüksüz ticaret imtiyazlarının 1 Ocak 2027 itibarıyla sona ereceğini açıklamıştı.

Son dönemde çeşitli diplomatik ve ticari anlaşmazlıkların yaşandığı Pretorya ile Washington arasındaki ilişkilerde bu karar, yeni bir gerilim başlığına dönüşmüştü.