Tennessee’de 200 yılı aşkın zamandır infaz edilen ilk kadın olması beklenen Christa Pike’ın infaz girişiminin başarısızlığına dair yeni bilgiler gün yüzüne çıktı. İnfazda görevli doktor, Intelligencer’a konuşarak yaşananları aktardı.

Tennessee’de idam cezasını bekleyen tek kadın olan Christa Pike, 12 Ocak 1995'te Knoxville’de, eğitim gördüğü Job Corps programından sınıf arkadaşı olan 19 yaşındaki Colleen Slemmer’ı öldürdü. Cinayet işlendiğinde 18 yaşında olan Pike, eylemi erkek arkadaşı Tadaryl Shipp ve Shadolla Peterson’la birlikte gerçekleştirdi. İki gün sonra teslim olan Pike, 1996'da “birinci derece cinayet” suçundan idam cezasına çarptırıldı.

Vali Bill Lee’nin af başvurusunu reddetmesi, ABD Yüksek Mahkemesi’nin de itirazları kabul etmemesi üzerine 50 yaşındaki Pike’ın infazı için 30 Eylül tarihi kararlaştırıldı.

Nashville’de bulunan Riverbend Maksimum Güvenlikli Cezaevi’nde Pike’a infaz sırasında iki doz pentobarbital enjekte edildi. Buna rağmen Pike, iki tam dozun ardından hayatını kaybetmedi. Eyalet kuralları üçüncü bir doz uygulanmasına izin vermediğinden infaz sona erdirildi ve durumu ağır olan Pike hastaneye götürüldü.

Pike’ın avukatı Randy Spivey’in mahkemeye ilettiği dilekçede, infaz ekibinin damar yolu bulabilmek için yaklaşık bir saat uğraştığı ve ona yakın iğne kullandığı kaydedildi. Pike’ın kolunun patlayacakmış gibi olduğunu hissettiğini, yoğun yanma ve ağrı yaşadığını dile getirdiği de dilekçede aktarıldı.

İnfazdaki görevi Pike’ın öldüğünü tespit etmek olan 69 yaşındaki doktor Mark Fowler, yaklaşık 45 dakika geçtikten sonra sürecin planlandığı biçimde ilerlemediğini anladığını söyledi. Fowler, infazların genellikle yaklaşık 10 dakika sürdüğünü kaydetti. Cezaevi müdürünün kendisine “Ölmedi” dediğini aktaran Fowler, önce ilacın etkisini göstermesi için biraz daha beklemeyi teklif ettiğini anlattı.

Yaklaşık yarım saat sonra Pike’ın kalıcı beyin hasarı tehlikesiyle karşı karşıya olabileceğini düşündüğünü belirten Fowler, Pike’a koma tanısı koydu. Bunun üzerine infazı durdurma talimatı verildi. Fowler’ın oksijen tüpü ve ambulans istemesinin ardından Pike hastaneye sevk edildi.

İnceleme sonucunda damar yollarının gerektiği gibi açılmadığı, ölümcül dozların Pike’ın kan dolaşımına değil kollarındaki deri altı dokularına verildiği ortaya çıktı. Pike’ın işlem sırasında kolundaki ağrıdan yakındığını hatırlatan Fowler, “Durup yeniden değerlendirmeleri gerekirdi, ama yapmadılar” diye konuştu.

Yöneltilen eleştirilere karşılık veren Fowler, “Kötü, gaddar bir insan değilim. İlkesiz değilim, umursamaz değilim ve beceriksiz değilim” dedi. Pike’ın “kalıcı bitkisel hayata girip çeyrek milyon dolarlık tedavi masrafıyla” karşı karşıya kalmasından da korktuğunu dile getirdi.

Damar yolu açma işlemini bisiklet kullanmaya benzeten Fowler, zor vakalarda zaman zaman damar yolunu kendisinin de açtığını ifade etti.

Fowler, mayıs ayında başarısızlıkla sonuçlanan Tony Carruthers’ın infazında da görev yapmıştı. Yedek damar yolu açılamadığı için durdurulan infazı, yeterli anestezi uygulanmadığını düşündüğünden kendisinin sonlandırdığını söyledi. Carruthers’ın işlem esnasındaki tepkilerini ise “biraz tiyatro” diye tanımlayan Fowler’ın bu sözleri tepki topladı.

İdam cezasının “muhtemelen” adil biçimde uygulanmadığını kabul eden Fowler, yine de Pike’ın yeniden idam edilmesini istedi. Fowler, bunun 30 Eylül’deki infazda bulunan Slemmer’ın annesine “adalet duygusu” sağlayacağını öne sürdü.

Fowler, eleştiriler üzerine infazlardaki görevini bırakmayacağını da açıkladı. Tennessee’nin uyguladığı protokolün değiştirilmesi gerektiğini savunan Fowler, pentobarbital yerine potasyum klorürün de yer aldığı eski üç ilaçlı yönteme dönülmesini önerdi. Fowler’a göre damar yolunu açan görevlilerin, ilacın etkisini izlemek amacıyla odada kalması da gerekiyor.

Hastanede bir müddet solunum cihazına bağlı tutulan Pike, 10 Ekim’de taburcu edilip cezaevine geri götürüldü. Olayın ardından yaptığı ilk açıklamada, durmaksızın ağrı çektiğini belirten Pike, “O geceden beri acı çekmediğim bir an olmadı. Vücudum ağrıyor. Kollarım ağrıyor. Ellerim ağrıyor. Boğazım ağrıyor. Hâlâ konuşmakta zorlanıyorum. Ve acı sadece fiziksel değil” dedi.

Cezaevinde çoğunlukla diğer tutuklu ve hükümlülerden ayrı tutulduğunu söyleyen Pike, “28 yılı hücre hapsinde geçirdim ve bugün yaşadıklarımın çoğu o durumun tekrarı” diye konuştu. İnfaz ekibine tepki gösteren Pike, “Bu kadar çok insanı bu korkunç duruma sokan beceriksizlik beni derinden yaraladı” ifadelerini kullandı.

İnfaz girişiminin başarısız olmasının ardından Tennessee Valisi Bill Lee, eyaletteki tüm infazları 2026’nın sonuna kadar erteledi. Tennessee Islah Departmanı komiseri de görevinden istifa etti. Pike’ın idam cezası ise geçerliliğini koruyor.