İnönü Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Topluluğunun hayata geçirdiği "Güvenlik ve Terör Akademisi" programı, Malatya Valisi Seddar Yavuz'un katıldığı açılış konferansıyla başladı.
Programa Malatya Valisi Seddar Yavuz'un yanı sıra İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nusret Akpolat, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gökhan Tuncel, Teknokent Müdürü Doç. Dr. Hasan Yılmaz, akademisyenler, öğrenciler ve topluluk üyeleri iştirak etti.
Ortadoğu Araştırmaları Topluluğu Başkanı Muhammed Sait Kurhan, Güvenlik ve Terör Akademisi projesinin Türkiye'de ilk kez uygulamaya konulduğunu kaydetti. Kurhan, akademiyle gençlerin güvenlik konularındaki bilgi birikimi ve farkındalıklarını yükseltmenin, ülke ve dünya gündemi hakkında politika geliştirebilen bireyler yetiştirmenin amaçlandığını söyledi.
"Saha deneyimi akademik birikimle buluşmalı"
Topluluk Danışmanı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Osman Ağır, üniversitelerin toplumsal görevine ve kamu yöneticilerinin sahadaki deneyimlerinin akademik bilgiyle bir araya getirilmesinin taşıdığı öneme işaret etti. Üniversitelerin sadece eğitim sunan kurumlar olmadığını dile getiren Ağır, öğrencilerin kriz yönetimi, liderlik, iletişim ve organizasyon alanlarında da yetkinlik kazanmaları gerektiğini vurguladı. Saha deneyimiyle akademik birikimin buluşmasının, mevcut krizleri çözmeye ve geleceğe dönük daha isabetli politikalar oluşturmaya katkı vereceğini ifade etti.
Vali Yavuz afet yönetimi ile güvenlik politikalarını ele aldı
Açılış konuşmaları sonrasında öğrencilerle buluşan Malatya Valisi Seddar Yavuz; afet öncesindeki hazırlıklardan afet sonrası kamu düzeninin tesisine, güvenlik politikalarından Malatya'daki yeniden inşa çalışmalarına uzanan pek çok başlıkta değerlendirmeler yaptı. Afet yönetiminde önleyici adımların önemini vurgulayan Yavuz, afet yaşanmadan önce risklerin tespit edilmesi ve gerekli planların hazırlanması gerektiğini belirtti. Şehirlerin mimarlık ve mühendislik kurallarına uygun biçimde kurulmasının olası afetlerde can ve mal kaybını düşüreceğini söyleyen Yavuz, risk azaltmanın önemini şu sözlerle dile getirdi: "Afet olarak, toplumda fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan, gündelik yaşamı durduran ya da kesintiye uğratan olayları tanımlıyoruz. Afet yönetimindeki risk yönetimi, herhangi bir olay gerçekleşmeden önce önlem almak demektir. Şehirlerde mimari ve mühendislik kurallarına uygun yapılar yaparsak deprem veya başka bir afet yaşandığında kayıpları ve maliyetleri azaltabiliriz. Afet öncesi harcanan bir lira, afet sırasında 15 lira tasarruf etmemizi sağlayabilir."
Malatya'nın deprem başta olmak üzere çeşitli afet riskleriyle karşı karşıya olduğunu belirten Yavuz, şehri afetlere dayanıklı hale getirmenin öncelikli amaçlardan biri olduğunu söyledi. Dirençli kent yaklaşımının yalnızca binaların sağlam olmasından ibaret olmadığının altını çizen Yavuz; altyapının, kamu kuruluşlarının ve toplumun da afetlere hazırlıklı olması gerektiğini kaydetti. Afet sırasında kurumlar arasındaki eşgüdümün belirleyici olduğunu ifade eden Yavuz, mülki idare amirlerinin kriz zamanlarında kamuya ve özel sektöre ait imkanları toplumun yararına kullanma sorumluluğuna da dikkat çekti.
"Afetin psikolojik ve sosyolojik boyutunu yönetemezseniz, afeti yönetemezsiniz"
Afetlerin fiziksel yıkımın yanı sıra toplumsal ve psikolojik sonuçlar da doğurduğunu belirten Vali Yavuz, kriz dönemlerinde kamu kurumlarına duyulan güveni korumanın önemini vurguladı. Afet sürecinde dezenformasyonun toplumdaki güven duygusuna zarar verebileceğini söyleyen Yavuz, kamu yöneticilerinin vatandaşlarla kesintisiz iletişim kurması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Afetin psikolojik ve sosyolojik boyutunu yönetemezseniz, afetin üstesinden gelemez ve toplumu yeniden ayağa kaldırırken ciddi sıkıntılarla karşılaşırsınız. Afetlerin başlıca sonuçlarından biri, geleceğe yönelik umutları azaltmasıdır. Böyle dönemlerde dezenformasyon da ortaya çıkar. Kamu kuruluşlarının itibarı zayıflatılırken insanların güveni de sarsılabilir. Bu sebeple özellikle valiler ve kaymakamlar iletişimi sürekli kılmalı, çalışmalarını topluma anlatmalı ve güven vermelidir. Bir afet ya da kriz yaşandığında ilin en üst yöneticisi, en geç bir saat içinde kamuoyuna açıklama yapmalıdır."
Yavuz, afet sonrasında kamu düzenini sağlama, vatandaşların can ve mal güvenliğini koruma konularında emniyet ve jandarma teşkilatlarının görevlerine de değindi. Arama kurtarmanın yanında yağma, hırsızlık ve gaspın önlenmesi, trafik akışının düzenlenmesi ve yardım çalışmalarının güvenli biçimde sürdürülmesinin afet yönetiminin temel unsurlarından olduğunu belirtti. Afet sırasında oluşabilecek trafik sıkışıklığının müdahale çalışmalarını sekteye uğratabileceğine dikkat çeken Yavuz, vatandaşların afet hazırlık eğitimlerine katılması ve afet gönüllülüğüne önem vermesi gerektiğini kaydetti.
Gençlere uyuşturucu ve dijital güvenlik konusunda uyarı
Malatya'da güvenlik alanında yürütülen faaliyetlere değinen Vali Yavuz, uyuşturucuyla mücadele, gençleri koruma ve dijital güvenliğin öncelikli konular arasında bulunduğunu ifade etti. Özellikle sentetik ecza kullanımı konusunda gençleri uyaran Yavuz, içeriği ve nasıl etki göstereceği bilinmeyen ilaçların kesinlikle kullanılmaması gerektiğini söyledi. Dijital bağımlılığın da ciddi bir tehdit olduğunu belirten Yavuz, öğrencilere kişisel bilgilerini ve özel görüntülerini koruma konusunda dikkatli olmaları çağrısında bulundu.
Güvenlik hizmetlerinin yalnızca suçlarla mücadele anlamına gelmediğini, toplumun huzurunu ve günlük yaşamını korumayı da içerdiğini belirten Vali Yavuz, Malatya'nın asayiş verilerini öğrencilerle paylaştı. 2022 ile 2026 yıllarını kıyaslayan Yavuz, asayiş olaylarının yüzde 9,4 azaldığını, evden hırsızlık vakalarında ise yüzde 65 düşüş kaydedildiğini bildirdi. Dijitalleşmeyle dolandırıcılık suçlarının arttığına dikkat çeken Yavuz, güvenlik önlemlerinin teknolojik gelişmeler doğrultusunda belirlenmesi gerektiğini vurguladı.
"Malatya'nın yeniden ayağa kalkmasında gönül bağı etkili oldu"
Malatya'nın yeniden ayağa kaldırılması sürecinde kurumlar arası ortaklık, doğru iletişim ve toplumsal dayanışmanın önemine değinen Vali Yavuz, kentsel dönüşüm ve yeniden inşa çalışmalarında vatandaşlarla güçlü bir iletişim kurduklarını söyledi. Afet yönetiminde şeffaflığın ve güven veren iletişim biçiminin altını çizen Yavuz, çatışmacı tutum yerine toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren bir yönetim anlayışının benimsenmesi gerektiğini ifade etti. Yavuz, "Afet yönetimindeki en önemli unsurlardan biri iletişimdir. Topluma güven vermek için açık ve şeffaf konuşmak gerekir. Telefonunu gizleyip sosyal medya hesaplarını kapatarak, vatandaşlara sırt çevirerek bu süreç yürütülemez. Çatışmacı bir üslup değil; herkesi buluşturan ve gerektiğinde sorumluluk almaktan kaçınmayan bir yönetim anlayışı gereklidir. Malatya'da kurumlarımızla, üniversitelerimizle ve toplumun her kesimiyle kurduğumuz gönül bağı, şehrin yeniden ayağa kalkmasında önemli bir rol üstlendi" dedi.
Gençlere meslek yaşamları için önerilerde bulundu
Konuşmasının son kısmında öğrencilere meslek hayatlarına ilişkin tavsiyelerini paylaşan Vali Seddar Yavuz, kamu hizmetinin adanmışlık, sorumluluk ve güçlü psikolojik dayanıklılık gerektirdiğini dile getirdi. Gençleri mülki idare amirliği mesleğine çağıran Yavuz, meslek tercihinde ilgi duyulan ve mutluluk veren alanların öne alınması gerektiğini söyleyerek şunları kaydetti:
"Bu iş, kendini adamayı gerektiren bir meslektir. Aziz milletimize ve kutlu devletimize hizmet etmek amacıyla yapılır. Kitap okumak ve kanunları ezberlemek tek başına kâfi değildir. Psikolojik, akademik ve kişilik yönleriniz bakımından da kendinizi geliştirmelisiniz. Bir mesleği tercih edecekseniz onu severek seçin. Yalnızca yüksek gelir elde etmek için meslek seçmeyin. Siz mutlu olmazsanız çevrenizdekiler de mutlu olamaz."
Program, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.




YORUMLAR
İLK YORUM YAPAN SEN OL